DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
 ZİYA SOYBAYRAKTAR (Sosyolog)
ZİYA SOYBAYRAKTAR (Sosyolog)

 BİR RAMAZAN YAZISI  

          Şu insanlar nefislerine mağlup olmasalar!

          Olmasalar ne olur du?

          Kesinlikle kavga etmelerine gerek olmayacaktır.

          Şeytan da nefiste yer buluyor ve insanları hep o hassas yerinden kullanıyor.

          İşte erdem, sabır, hoşgörü, iyi niyet ve güzel ahlakta burada anlam buluyor.

      Dünyevi hayatın vazgeçilmezleri insanları inandığı doğrulardan, iman ettiği inançlardan, kendine insani vasıflar kazandıran bütün güzelliklerden uzaklaştırabiliyor.

        Buna seküler dindarlaşma da diyebiliriz! Ortak ideal, dava, mefkûre her şey insanların nefislerindeki kişisel ihtirasların şeytana alet olmasıyla birlikte bitiyor ve tükeniyor.

      Niçin? Çünkü insanlar hiç ölmeyecek gibi yaşamaya, egosantrik düşünmeye başlıyorlar. Freud’un tanımıyla İd, Ego ve Süper ego dengesizliği oluşuyor.

      Ego tavan yapıp süper ego da etkili olamayınca, kişi kendini özel görevlerle donatılmış, metafizik güçlere sahip, seküler dinin peygamberi gibi görmeye başlıyor?

     Biz diyemeyenlerin ve dünyevi nimetleri birazda biz paylaşalım veya daha adil dağıtalım(!) gibi kendilerine göre oluşturulan haklı gerekçeleri öne sürüp “Ben” dediklerinden iş normal düzeninden çıkıyor.

         Ontolojik bakışla, İyi insan olmak için değerlerini hiçbir menfaate değişmemekle mümkün oluyor.

 Kendi ayıbını görmeyen göz başkalarında ayıp arıyorsa ve kendisi doğru olmadan başkalarında doğruluk arıyorsa insanlar, biliniz ki akılları ihtirasların emrine girmiştir.

      Bu durumdan da Allah korusun. Teolojik açıdan zira kişi nefsiyle şeytanın emrine girmiştir veya girmek üzeredir.

          Nedir paylaşılamayan şeyler?

          Dünya kime kalmış veya en heybetlisinden en garibanına, kim öbür tarafa ne götürmüştür ki?

      Nesnel düşünemeyen kişiler seküler dinin, paranın-pulun, malın -mülkün, iktidarın- makamın ve şöhretin putlaştırılmış haline köle olunca, ellerine geçirdikleri gücün sarhoşluğu ile kendilerine yeni bir dünya cenneti oluşturmaya kalkışıyorlar.

           Kendi tiyatrolarında sahne almış, halka kendilerinin yazdığı oyunu oynuyorlar.

     Seküler yaşamın cazibeleri mütedeyyin kesimde bir ahlak erozyonuna sebep oluyor. Gücün sarhoşluğu insanların değer yargılarını da değiştiriyor.

       Söz burada “Ah şu insanlar nefislerine mağlup olmasalar” da düğümlenip kalıyor. Keşke kişisel küçük hesaplar için büyük davaları, idealleri kurban etmeselerdi insanlar?  Yaratılıştan bugüne hep bu kavga süregelmiş, insanlığı fıtratındaki doğrultusundan da uzaklaştırmıştır.

       Geçici hevesler ve baki olmayan iktidarlar için kavga etmenin, hiç kimseye bir şey kazandırdığı görülmemiştir.

           Kavganın galibi olmaz.

           Belki yere yıkılan kaybetmiş gibi görünse de kazanan yok, kaybeden herkestir.

        Allah aşkına şöyle yaşantınızı bir gözden geçirin. Bakın kimler gelmiş, kimler geçip gitmişler. Ne servetler, ne şöhretler, ne güç sahibi insanlar gelip geçmiş bu hayattan.

         Kime ne kalmış?

        Kalmamış, kalmıyor da. Ölüm de var bu hayatta. Onu yok saydığınız an veya unuttuğunuz an biliniz ki şeytanla dost olmaya adaysınız.

         Mübarek Ramazan ayında, manevi duyguları çok yoğun yaşayacağız.  Toplumsal olarak en samimi hisler ile fakiri ve fukarayı fark etmeye çalışacağız.

        Aslında tok yatıp açın halinden anlamadığımız günlerin günahını, bu mübarek ayın feyzi ve bereketi ile üzerimizden atmaya kakışacağız. Doğrusu kendimizi aldattığımızın farkına varabilsek keşke?

        Yeni Dünya düzeninin size dayattığı senkretik din ’in Tanrısının “Para” olduğunu görün artık. Kral çırıl çıplak görmüyor musunuz?

          Seküler yaşamın ihtişamına kapıldığınız da putlar çoğalıyor farkında mısınız?

          Samimiyetle, samimi müminlere hayırlı Ramazanlar diliyorum.

          Allah (C.C) en doğruyu bilendir.

 

 

 

NELER SÖYLENDİ?
@
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
E-GAZETE
ANKET OYLAMA TÜMÜ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA